4/6/2008 - Fethullah'ın Uyanıkları |
Fethullahçı basın,Türban ve Kara Çarşaflılara hitap eden
otelleri,yerleşim sitelerini hatta ilçeleri görmüyor.Ama müşterilerinin
göz zevkini düşünen Mavi Kumsal Otelini rahatlık ile hedef alıyor.
Ahmet A. isimli bir iş adamı Türbanlı eşi ve çocukları ile beraber Mavi
Kumsal Oteli'ne geliyor.Otel Müdürü ise Eşiniz türbanlı. Otelimizin
kuralları gereği almıyoruz." cevabı veriyor.Bunun üstüne Fethullahçı
basın ''Yasakçı Otel'' manşetlerini atıp,Oteli zor durumda bırakmak
için çabalıyor.
Otel Müdürü açıklamasında ''Prensiplerimiz doğrultusunda rahat
edemeyecekleri gerekçesiyle otele türbanlı müşteri almıyoruz.
Çalıştığımız seyahat acentelerine otele türbanlı müşteri almadığımızı
önceden bildirdik'' dedi.
Ayrıca Fethullahçıların görsel basın kulvarın da ki Saman Yolu Tv,sık
sık dizilerin de başı açıkları aşağılayan,Atatürkçüleri çeteci gösteren
diziler yayınlarken,''Giyinmek Güzeldir'' sloganı ile tesettür
reklamları yayınlayarak başı açıkları ''Çıplak'' olarak nitelendirmeye
devam ediyor.
|
| • 0 Yorum • Bağlantı |
26/4/2008 - Tetikçi Medya Çaresiz |
Ergenekon tertibinin aktörleri çaresiz. Tertibin medyası bir şey
bulamayınca operasyonun bir numaralı tanığı olarak gösterilen CİA ajanı
Tuncay Güney'e sarılıyor. Yeni Şafak'ın ardından Sabah gazetesi de
Tuncay Güney ile görüştü. Soruşturmanın sanığı pozisyonundaki Güney,
şimdi de Emekli tümgeneral Veli Küçük'ün Ergenekon'un genel sekreteri
olduğunu iddia etti. Bakalım tertibin savcısı Zekeriya Öz'ün bir
numaralı tanığı iddianame yazılana dek neler söyleyecek neler...
Basın Ergenekon tertibinde dönüyor dolaşıyor birşey bulamayınca, Tuncay
Güney'e sarılıyor. Güney, AKP ve Fethullahçıların can simidi. Ergenekon
tertibinin savcısı Zekeriya Öz'ün de bir numaralı tanığı...
Yeni Şafak gazatesi'nin ardından Sabah da Tuncay Güney ile görüştü.
Sabah'ın Yeni Şafak'tan farkı Kanada'ya Abdurrahman Şimşek isimli
muhabirini göndermesi oldu.
Hukuk çevreleri Tuncay Güney'in Ergenekon soruşturmasında sanık olması
gerektiğini vurguladıkları ve Savcı Zekeriya Öz'ün soruşturma dayanağı
Tuncay Günye kim?
Babası, Tuncay Güney çok küçükken ölüyor. Yetim ve yoksul. Çorum'da
okurken İmam Hatip Lisesi'nde "ağabeyler" tarafından fark ediliyor.
İstanbul'a getiriliyor. Ünlü "babalar ve oğullar" uygulamasına maruz
kalıyor. Kişiliği yok ediliyor.
Suç işleyecek bir makine haline getiriliyor. Irzına geçilerek eşcinsel
yapılıyor. Önce İsmailağa dergahına yerleştiriliyor. Sonra hızla
ilerliyor ve Fethullah Gülen tarikatına dahil oluyor.
1989-1991 yılları arasında Fethullah Gülen'in özel kalemi olarak
cemaatte görev yapıyor. Altunizade'deki FEM Dersanesi'nin en üst
katındaki Fethullah'ın bürosunda randevuları o düzenliyor. Görüşmelere
katılıyor. Samanyolu televizyonunun kurulmasını sağlayan ekipte yer
alıyor.
O dönemde Samanyolu televizyonunda programlar yapıyor. Zamanın
Başbakanı Tansu Çiller ve Bülent Ecevit'i bile programına konuk ediyor.
1993-1996 yıllarında Akşam gazetesinde muhabirğe başlıyor.
1998 Ocak'ında yayın hayatına başlayan haftalık Strateji dergisinin
Haber Koordinatörü görevini yürütüyor. Tuncay Güney'in o dönemde
yaptığı eylemleri de kendi ağzından aktaralım:
Doğu Perinçek'in Bekaa kampında Abdullah Öcalan'la yaptığı görüşmelerin
fotoğraflarını PKK'dan alıp MİT'e getirdim. Lübnan'da PKK'nın adamıyla
buluşup, fotoğrafları teslim aldım, getirip teslim ettim.
Fethullahçıların Erbil'deki kolejinin kapanmasını önlemek için PKK'ya
15.000 doları ben götürüp verdim.
Tansu Çiller ile Abdullah Çatlı'yı birlikte gösteren fotomontaj
fotoğrafı DYP milletvekiline 2.5 milyar lira karşılığında sattım. Büyük
Birlik Partisi'ninin kuruluşu için Fethullah Gülen'in verdiği para
destesini Muhsin Yazıcıoğlu'na teslim ettim.
|
| • 0 Yorum • Bağlantı |
26/4/2008 - Akp Baskısı Program Bıraktırdı |
SKY Türk'te yayımlanan Ne Var Ne Yok adlı program ekranlara veda etti.
SKY TÜRK’te her hafta yayınlanan, Serdar Akinan ve Nihat Genç’in
hazırladığı Ne Var Ne Yok adlı program ekranlardan çekilme kararı aldı.
Nihat Genç’in gündemi muhalif ve aykırı düşüncelerle yorumladığı programın vedası önümüzdeki günlerde çok konuşulacağa benziyor.
Odatv.com olarak; bu şok vedanın perde arkasını Yazar Nihat Genç’e sorduk.
İşte Nihat Genç’ten ekranlara veda kararıyla ilgili Odatv.com’a özel açıklamalar…
“Bize karşı yönetimden, idareden herhangi bir baskı yok. Ancak biz
yazar – çizer olarak yönetime iktidar tarafından bir baskı yapıldığını
görünce biz kendimiz bir karar vererek aramızda bizim yaptığımız
konuşmalar işte Karamehmet’i rahatsız etmesin diye kendimiz çekilmeye
karar verdik.
Fakat bu çekilme cümlelerini de ekranda düzgünce anlattık. Durum bu.
Serdarla aynı şekilde aynı fikirde konuşuyoruz bunları, ortaklaşa
kararımız. Bütün bunları açıklamak da son derece dikkat ister. Çünkü
bir tarafları şey yaparsın, uygun olmayan cümleler kurarsın ama eşek
değiliz yani biz şeyi görüyoruz; işte Karamehmet’in şirketleri üzerine
bir şeyleri görüyoruz, hissediyoruz, bir baskının olduğunun biz
hissediyoruz.
Yani bu kimsenin yorumu değil. Biz de işte bu ekranlardan yüksek sesle
konuşup hiç kimseyi zarara sokmayalım, alın teriyle kazanılmış paralar
var, bunlara karşı biz bir rahatsızlık vermeyelim diye kendi talebimiz
olarak bir çekilme teklif ettik ekranda ve bu çekilme teklifini ekranda
söyledik.
Ben konuşacağım, adamın milyar dolarları gidecek yani, bu ayıp bir
şeydir yani, ben böyle bir töhmet altında kalamam, bunu söyledim yani.
Aradan 6 ay geçer, bir yıl geçer tekrar gelir çalışırız, bize burada
herkes çalışın diyor, başımızın üstünde yerin var diyor, bizi burada
çok onere ediyorlar.
Ama olup biteni dışarıdan izlediğimiz zaman biz böyle bir vehme
kapılıyoruz yani, bizim yüzümüzden kimse zarar görmesin, yani biz
serbest bir program yapıyoruz, özgür bir program, bu özgürlüğümüzden
Karamehmet’in şirketleri rahatsız olmasın diye bir temkin yapıyoruz
yani.”
|
| • 0 Yorum • Bağlantı |
|

|